"Kutlu Doğum Haftası" nedeniyle yurdumuzda "Konferans ve Tasavvuf Musikisi" Konseri düzenlendi.

22 Nisan 2014 Salı günü, Kutlu Doğum Haftası Kutlama Etkinlikleri çerçevesinde ; Hitit Ünv.İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç.Dr.Adem Korukcu’nun “Hz.Peygamber (s.a.v.)’in Değerlerinin Günümüze Taşınması” konulu konferansı ile İlimiz Değerli Saz ve Söz Üstadı Halil Özçelebi yönetiminde Tasavvuf Musikisi Konseri yurdumuzda gerçekleştirildi.

Kaleli Şirketler Grubu Yön.Kur.Bşk.Selahattin Kaleli  ve eşi Rüveyde Kaleli, Yurt Müdürümüz İsmail Tuncel ve eşi Hatice Tuncel, davetli ve öğrencilerimizin yoğun katılımlarıyla program İstiklal Marşımızın okunmasıyla başladı.

Programın açış konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Yurt Müdürümüz İsmail Tuncel konuşmasında : “Günümüz insanının içinde bulunduğu sosyo-kültürel durum söz konusu edildiğinde; Hz.Peygamberin hayatından kendisinin örnek alacağı bir davranış modeli çıkarma ihtiyacının olup olmadığına yürekten karar vermesi, kendi hayatını yeniden gözden geçirmesi ve sorgulaması, Peygamberi ile olan ilgisini yeniden  gözden geçirmesi, Peygamberi ile olan ilgisinin hangi seviyede olduğunu tespit etmesi gerekmektedir.Biz inanıyoruz ki: Hz.Peygamberin gemisine binmeden insan oğlunun doğru hedeflere varması mümkün değildir.Bugünün asrında, insanın Hz.Peygamberin   hayatını tanımaya ve anlamaya her zamankinden daha çok ihtiyacı vardır.

Resülullah Efendimizin belirgin en büyük ilkeleri; beşeri ilişkilerinde daima itidalı (yani orta yolu) seçmesi, hayatının her noktasında doğru, dürüst, samimi ve adaletli olmasıdır.Resülullah buyuruyor ki: “Sevdiğiniz kimseye sevgide ileri gitmeyiniz, bir gün düşmanınız olabilir. Düşman olduğunuz kimseye karşı gösterdiğiniz düşmanlıkta ileri gitmeyiniz bir gün dostunuz olabilir.”Allah Resülu hayatı boyunca içi ve dışı, özü ile sözü hep bir olmuştur. Kendisine nasihat etmesini isteyen bir kimseye “Allah’a inandım de; Sonra da dosdoğru ol.” demiştir.Allah Resulü bir gün çarşıda dolaşırken bir yiyecek yığının önünde durup, elini yığının içine sokar ve bir ıslaklığın farkına varır.Tacire bunun sebebini sorar.Tacir yağmurdan ıslanma olabileceğini söyleyince, ıslak tarafı herkesin görebileceği bir şekilde üste koymalıydın, dedikten sonra “Bizi aldatan, bizden değildir.” Buyurmuştur, diyerek konuşmasını tamamladı.

Kaleli Kız Öğrenci Yurdu Öğrenci Temsilcisi Zahide Çakır, yurtta yaşayan öğrencilerin düşüncelerine tercüman olduğu konuşmasında; Öğrencilerin ihtiyaç duyduğu şefkat, merhamet, hoşgörü ve  güler yüzü hiç eksik etmeden, sınırsız hizmetler sağlayarak gece gündüz daima öğrencilerin yanında olan, öğrencilerin rahat ettirilmesi için her türlü konforu hazırlayan ve öğrencilerin güvende olmaları adına hiçbir şeyden taviz vermeden her türlü imkanı sağlayan, fedakar, samimi ve üstün gayretler ile adeta öğrencilerin üzerine titreyen bir ortamda yaşadıklarını belirtti.Yurt Kurucusu ve Sahibi Sayın Selahattin Kaleli ve ailesi ile Yurt Müdürümüz İsmail Tuncel’in şahsında tüm yurt personellerine teşekkürlerini iletti.Sonrasında İlahiyat Fakültesi Öğrencisi Sümeyye Mumcu “Sevgili Peygamberim” şiirini duygulu bir şekilde okuyarak, Yurt Müdürlüğümüz tarafından Kutlu Doğum Haftası için hazırlanan Sinevizyon Filmi, tüm davetli ve öğrenciler tarafından büyük bir dikkatle ve coşkuyla izlendi.

Konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Hitit Ünv.İlahiyat Fak.Öğr.Üyesi Doç.Dr.Adem Korukcu ise konferansında şunları belirtti: “Kendisini anmakla büyük sevinç ve mutluluk duyduğumuz Peygamber Efendimiz, bizim için “en güzel örnek” olması bakımından dün olduğu gibi, bugün de, yarın da ufkumuzu açmaya devam edecektir.

Yaklaşık otuz yıla yakın zamandır, “Kutlu Doğum” olarak adlandırdığımız programlarla Peygamberimizi yâd etmeye ve onun yaşamını, yaşamımıza rehber etmeye çalışmaktayız. Ancak bu kültür milletimizin ruhunu sarmış bir şekilde kadim bir gelenek olarak hissedilmekte ve yaşanmaktadır. Bunun en bâriz yansıması olarak Süleyman Çelebi’nin kaleme aldığı, sevincimizde ve hüznümüzde O’nun güzel adını anmamıza vesile olan “Mevlid” törenleri karşımıza çıkmaktadır. Peygamber sevgisinin en güzel emârelerinden olan bu metin üzerinden Peygamberimizin doğumunu her dâim kutlamaya çalışmaktayız.Ancak burada dikkat çekmemiz gereken bir konu bulunmaktadır: Bu da Peygamber sevgisini dilden, gönüle, gönülden de yaşama aktarmada ne kadar başarılı olmaktayız? Sadece “kâl”de kalan Peygamber ahlakını “hâl”e aktarma hususunda ne kadar başarılıyız? Bu sorunun cevabını vermenin hiç de kolay olmadığının farkındayız. Zira, İslam dünyasının içerisine düştüğü senlik-benlik, köken ve mezhep kavgaları giderek olunmaz yaralar açmaya devam etmektedir. Herhangi bir Müslüman ülkedeki karşıt gruplar arasındaki çatışmada yaşamını yitiren 50-100 kişi haberlerde 30-40 saniyelik bir haber olmaktan öteye geçememektedir.

Ülkemiz açısından konuya baktığımızda ise, toplumun en temel yapı taşı olan aile kurumunun giderek yıprandığı ve başta çocuklar olmak üzere, tüm aile fertlerinin bu süreçten olumsuz etkilendiğini görmekteyiz. Üzülerek belirtmek gerekiyor ki, aile fertleri için “cennetten bir köşe” olması gereken yuvalar, birer “cinnet” ortamı olmaktadır.

Burada müracaat edilmesi gereken kıstas yine Peygamberimizin yaşamı olacaktır. Acaba Peygamberimiz en son ve mükemmel Peygamber, başarılı bir devlet adamı, başarılı bir komutan ve başarısı ümmetin gelişimiyle ispatlanmış bir öğretmen olmasının yanı sıra nasıl bir aile reisi olmuştur?

Sizlere sadece gece ibadeti için bile eşlerinin rızasını alan ve kıyafetlerini kendisi diken bir eş olması konusunu dile getirdiğimde, O’nun eşlerine karşı gösterdiği hassasiyetin düzeyi görülmüş olacaktır. Zira günümüzde bırakın gece ibadeti için, iş saatleri dışında eşine ve çocuklarına gerekli zamanı ayırmayan bireylerin varlığı bu kişilerin herhalde ki O’ndan edineceği büyük örneklik olduğunu ortaya çıkarmaktadır.Ayrıca evliliği “eşlerin birbirini tamamlaması” anlayışı yerine, “rekabet”e ve boy ölçüşmeye dönüştüren kişilerin sevmeyi, şefkati ve merhameti unutan kişilerin bu güzelliği yaşayabilmeleri neredeyse imkansız görünmektedir. Bu nedenle nitelikli ailelerin kurulması için erkek ve kadının sorumluluklarının farkında olması ve gereken rolleri yerine getirmesi gerekmektedir.

Son olarak toplumumuzda var olan kadın doktor, kadın öğretmen beklentisinin gerçekleştirilmesi isteniliyorsa, sizlerin eğitim öğretim hayatında gereğince ve cinsiyetten kaynaklanan sorumluluklarınızın (aynı zamanda birer eş ve Anne olma roller) farkında olarak daha yoğun bir biçimde yer almanız gerekmektedir.” diyerek sözlerini sonlandırdı.

            Konferansın arkasından İlimiz Değerli Saz ve Söz Üstadı Halil Özçelebi yönetiminde Türk Tasavvuf Musikisi Korosu tarafından; Tasavvuf Musikisi ziyafeti sunuldu.Kutlu Doğum Haftasının coşkusu ve Peygamber Aşkının gönüllerde hissedildiği gecede tüm davetli ve öğrencilerimiz;  Seslendirilen ilahi, naat ve kasidelerle adeta mest olarak gönülleri huzurla doldu.

                Programa katkılarından dolayı Doç.Dr.Adem Korukcu ve Tasavvuf Musikisi Koro Başkanı Halil Özçelebi ile Koro Üyelerine; Kaleli Şirketler Grubu Yön.Kur.Başk.Selahattin Kaleli ve Yurt Müdürümüz İsmail Tuncel tarafından plaket ve çiçek takdimi yapıldı.

                Yine tüm öğrenciler adına  fakülte temsilcileri; Zahide Çakır, Deniz Varlıoğlu, Eda Alıcı, Emine Kalkar, Beyza Batman, Büşranur Karabulut isimli öğrencilerimize; Yurt Müdürümüz İsmail  Tuncel tarafından günün anısına gül buketi takdim edildi.