Hitit Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu Yrd.Doç.Dr.Gülay Yılmazel tarafından "Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Yaşam" Konulu konferans yurdumuzda gerçekleştirildi.

4 Aralık 2015 Cuma günü, Hitit Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr.Gülay Yılmazel’in konuşmacı olarak katıldığı “Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Yaşam” konulu konferans , Kaleli Yükseköğrenim Kız Öğrenci Yurdu konferans salonumuzda gerçekleştirildi.

İstiklal marşı okunmasıyla birlikte programın açış konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Yurt Müdürümüz İsmail Tuncel öğrencilere seslenerek konuşmasında şunları belirtti: “Sevgili Öğrenciler! İslam anlayışında beslenme amaç değil araçtır. Varlığımızı devam ettirebilmek ve daha ulvî kulluk görevlerimizi yerine getirebilmek için bir zorunluluktur. Bu sebeple insan sağlığı önemsenmiştir. Zarurat-ı diniyyeden sayılan malı korumak, canı korumak, aklı korumak, nesli korumak ve dini korumak sayılan beş temel esas ile; Tıp ilmine ve beslenmeye özel bir önem atfedilmiştir.

Hz. Muhammed (sav) “Ümmetim için en çok korktuğum şeyler şişmanlık, çok uyku ve tembelliktir. buyurmuştur. Bu hadis, bizim için yaratılan rızıkları kuralsız bir şekilde yemek hakkını ortadan kaldırıyor. Zira yediğimiz şeyler hukuken helal olsa bile, sonuçları itibariyle, dünyevi ve uhrevi görevleri yerine getirmede, bizi atalete sevk ediyorsa, orada etik bir sınırlama gerekmektedir. Tabip Calinus der ki; insanın çok yemesi uygun olmadığı gibi az yemesi de uygun değildir.Doğru olanı itidal üzere olmaktır.Mekke-i Mükerreme’de doktorluk yapan Haris B.Kelda’ya “Hastalık nedir? diye sorulduğunda “Acıkmaksızın, yemek üzerine yemek yemektir.” cevabını vermiştir. İbn-i Sina ise, “Evvelce yediğinizi hazmetmeden, yemek yemekten sakınınız.” demiştir. Allahu Teala’da; kitabımız Kur’an-ı Kerim’de “Yiyiniz içiniz, ama israf etmeyiniz.” buyurmak suretiyle beslenme konusunda son noktayı koymuştur. Yukarıdaki açıklamalar dikkatlice tetkik edildiğinde, insan sağlığına zarar verecek ölçüde beslenmeyi sınırlamak da yasaktır, ihtiyaç fazlası yemek te yasaktır.Yüce kitabımız Kuran’da; Hastalıkların detayına hiç inilmemiş; tedavi edici değil, daha ziyade koruyucu hekimlik önerileri tavsiye edilmiştir.” dedi.

Konferansını vermek üzere kürsüye gelen Yrd.Doç.Dr.Gülay Yılmazel , slayt sunumu eşliğinde gerçekleştirdiği konuşmasında; Sağlıklı beslenmenin hareketli yaşam ile desteklenmesi gerektiğini belirtti.Yeterli ve dengeli beslenme, yetersiz ve dengesiz beslenmeye bağlı görülen beslenme hastalıkları, günlük tüketilmesi gereken besin grupları, obeziteden korunma, hareketli yaşamın sağlık üzerine etkileri konularında öğrencilere bilgiler verdi.

Beslenme; Büyüme, gelişme, yaşamın sürdürülmesi ve sağlığın korunması için yiyeceklerin kullanılmasıdır.Sağlıklı olmanın yolu yeterli ve dengeli beslenmeden geçer.Yeterli ve dengeli beslenme, vücudun normal yaşamını ve çalışmalarını sürdürebilmesi için gerekli olan enerji ve besin maddelerinin bireyin yaşına, cinsiyetine ve özel durumlarına göre tam ve eksiksiz olarak sağlanmasıdır.Bunun tersini yetersiz ve dengesiz beslenme olarak tanımlayabiliriz.

Yetersiz ve dengesiz beslenmenin sağlık üzerindeki başlıca etkilerini şöylece sıralayabiliriz: Büyüme ve gelişme geriliği oluşturur.Büyüme çağında zeka gelişimini olumsuz etkiler.Hastalıklara direnç azalır.Bireyin üreme fonksiyonları etkilenir.Okul ve iş yaşamında başarı azalır.Toplumsal düzensizlikler görülür.Vücudumuzun düzenli çalışması için ihtiyacımız olan besinlerin günde en az üç öğün olarak tüketilmesi gereklidir.Öğünler içinde en önemlisi sabah kahvaltısıdır.Kan şekerinin düzenli kalması için kahvaltıda proteinli besinlerin bulunması gereklidir.Yetersiz ve dengesiz beslenme sonucunda beslenme hastalıkları ortaya çıkar.

Sağlık Bakanlığı besin gruplarını dört ana gruba ayırmıştır. “Birinci Grup: Et, Yumurta ve Kurubaklagil: Bu grubun önemini büyüme ve gelişme, kan yapımı, dokuların onarımı ve hastalıklara karşı direnç olarak söyleyebiliriz. İkinci Grup: Süt ve Süt Ürünleri : Bu grubun önemi ise, kemik ve dişlerin gelişimi, büyüme ve gelişme, dokuların onarımı, ve sinir kaslarının çalışmasında etkilidir. Üçüncü Grup: Taze Sebze ve Meyveler : Bu grubun önemi, büyüme ve gelişme, hücrelerin yenilenmesi, kan yapımı, diş ve diş eti sağlığı, göz sağlığı, barsakların düzenli çalışmasında faydalı olmaktaıdr.Dördünci Grup : Tahıl ve Tahıl Ürünleri: Bu grubun önemi ise vücuda enerji vermesi, hastalıklara karşı direnç ve sinirlerin düzenli çalışması şeklinde özetleyebiliriz.

Yağ, şeker, tuz tüketiminde çok dikkatli olunarak, en az seviyede bu maddelerin tüketilmesini ve özellikle günde en az 2.5 lt. su tüketiminin sağlımız üzerinde çok büyük faydasının olduğunu önemle belirtmek isterim.

Yeterli  ve dengeli beslenen bireyin bu durumu mutlaka hareketli yaşam ile desteklemesi kaçınılmazdır.Hareketsiz yaşam tarzının yaygınlaşması, obezitenin artmasına neden olan önemli faktörlerden biridir.Hareketli yaşam, iskemik kalp hastalığı riskini %30, tip II diyabet riskini %27, meme ve kolon kanseri riskini %20-25 oranında azaltır, kilo alımını önler, hipertansiyon ve inme (felç) riskini azaltır, kan yağlarını ve kolestrolü düzenler, kasları güçlendirir, ömrü uzatır, yaşlanmayı geciktirir, dayanıklılığı artırırır, yorgunluğu azaltır, bireyin kendini iyi hissetmesini sağlar, karamsarlığı ve depresyonu azaltır.Kişinin iletişim becerilerini ve sosyal ilişkilerini geliştirir.” diyerek konuşmasını tamamladı.

Konferansa katkılarından dolayı, Yurt Müdürümüz İsmail Tuncel tarafından, Sağlık Yüksekokulu Öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr.Gülay Yılmazel’e plaket takdim edildi.